İSLÂM HUKUKU’NUN OLUŞMASINDA İNSANOĞLUNUN
ROLÜ
Buraya kadar aktarılan bütün bu bilgilerden, “yasama” konusunda
insanların hiçbir fonksiyonunun olmadığı sanılmamalıdır. Zira yüce
dinimiz İslâm, kıyamete kadar uygulanması gereken bir hayat nizamıdır.
İnsanlar ise zaman zaman yeni sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Onun için
bu sorunların çözümlenmesi gerekmektedir.
Ancak İslam'ın hukuk kaynağı olan Kur’ân ve Sünnet’de,
insanların karşılaşacakları bütün sorunlar hakkında açık hükümler
bildirmemiştir. Onun için, hakkında açık ve kesin hükümler
bildirilmeyen konularda, İslam'ın ana prensiplerine aykırı olmamak
100
şartıyla, uzman âlimler tarafından çözümler üretilmesine ve hükümler
çıkartılmasına İslâm ruhsat tanımıştır.
Az önce de değindiğim gibi, bu çözümlerin ve dolayısıyla
ortaya konacak hükümlerin, ancak Kur’ân ve Sünnet sahasında liyakat
sahibi, yani içtihat yapabilmek için, müctehitliğin gerektirdiği şartlara
sahib kişiler tarafından yapılması gerekir.Ayrıca faydalanılan Hadisler,
Kur’ân’ın içeriği ile çelişmemelidir! Bunun yanında çözüm bekleyen,
tıp, kimya, fizik, biyoloji, sanayii, teknik, trafik ve astronomi ve
benzeri konulardaki meseleler ele alınırken, konu ile ilgili ilim
adamlarının görüşlerinin de dinlenmesi lazımdır.139
Peygamberimiz (aleyhisselâm) Müslümanların karşılaşacakları
sorunları ne şekilde çözeceklerini, Muaz İbn-i Cebeli Yemen’e vali
olarak gönderdiğinde söylediği direktiflerle açık bir şekilde dile
getirmiştir.
Peygamber efendimiz Muaz (Radıyâllâhü anh)’a, sorunları
çözmede: “Önce Kur’âna bakmasını, onda cevap bulamadıysa,
Kur’ân’ı açıklayan sünnete bakmasını, sünnette de yoksa
İslam'ın temel prensiplerini gözetmek şartıyla kendi görüşü ile
hareket etmesini önermiştir.”140 buyurmuştur!
Bu konuda İmam Ali Radıyâllâhü anhden ise şöyle rivâyet
edilmiştir: “Dedim ki: Ya Rasûlüllâh, birtakım sorunlar ortaya
çıkıyor; hakkında ne bir Âyet inmiş, ne de sizin Sünnetiniz var. O
durumda ne yapmalı? Buyurdular ki: Müslümanların âlimlerini
toplayıp sorunu aranızda iştişare ediniz ve o işte tek görüşle
hükmetmeyiniz.”141
Eğer bu iki rivayette doğru ise; bir konu Kitapda yoksa Sünnet,
Sünnette yoksa içtihadın tavsiye edilmesi, her asra mahsus yeni çıkan
sorunlar içindir. Örneğin trafik kurallarına uyma gibi! Aksi takdirde
Kur’an’a rağmen hüküm koyma yetkisi herkese verilmiş olur! Halbu
ki Rabbimiz Peygamberlere bile hüküm koyma yetkisi vermemiş;
yalnız tepliğ ve Kur’an’ı açıklama görevi vermiştir! Ancak Kur’an’ı
açıklama konusunda da, rivayetler Kur’an’ın özüne uygunsa alınır!
“İslam'daki yasama” konusunda daha geniş bilgi edinmek için;
Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarından, İLMİHAL – II, s. 291-
293’e bakınız. Ayrıca “içtihat” bölümünde, bu konu ile ilgili geniş
bilgi verilecektir.
Tüm Hakları Saklıdır
BAŞA DÖN